Vladivostok: Rusya’nın Doğu kapıları

0
856

Vladivostok deyince akla hiç kuşkusuz dünyanın en şöhretli demiryolu hattı Trans Sibirya Demiryolu gelir. Yaklaşık 10 bin km’lik uzunluğuyla Moskova’dan Rus Uzakdoğusu’nun en büyük şehri Vladivostok’a kadar uzanan bu yolculuk 7 gün 7 gece sürer. İAHA’nın son kuşak muhabirlerinden İuliia Pokidova aramıza Vladivostok’tan katıldı. Ondan bizin için doğup büyüdüğü şehri anlatmasını istedik.

Ben Vladivostoklu kız olarak size memleketimi anlatmak istiyorum. Vladivostok Kiril alfabesiyle Владивосто́к şeklinde yazılıyor.  Rusya’nın Primorski Krayı’nın merkezi olan şehirin  adı “Doğu’nun hükümranı” anlamına gelir. Vladivostok Altın Boynuz Körfezi’nde, ülkenin Çin ve Kuzey Kore sınırları yakınlarında yer alır. Yüzölçümü 560 km² olan şehrin nüfusu 605 049’dur. Vladivostok, Rus Uzak Doğusu’nun en büyük kentidir.

35 yıllık Sovyet Dönemi boyunca, bu bölge ziyaretçilere kapalı olmuştur. Sovyet yıkılmasından sonra ülkeye turizm merkezi olarak kazandırılmıştır. Vladivostok meşe ormanlarıyla çevrili kayalık, tepeli ve harika manzaralara sahip. Şehir merkezinin etrafı tarihi binalarla çevrilmiş ve geniş büyük bulvarlarıyla son derece güzeldir. Sovyet döneminden kalmış binaların yansıra şehir halkının konforu düşünülerek yapılmış son dönem lüks site ve apartmanlar da bulunmaktadır.

Vladivostok çok uzakta olduğu için çoğu insan için bu şehir egzotik görünüyor. Primorsky Krai’nin başkenti oldukça tipik bir Rus şehir değil . Şehir Pasifik Okyanusu, Boğazlar, gemiler, deniz kokusu ve harika manzarlar ile çevrilidir. Her yıl Vladivostok’a binlerce Japonya Çin ve Kore’den turistler gelir. Bu şehire gelip Rusya’da daha önce görmediğiniz yerleri görebilirsiniz ve inanılmaz iznimler alabilirsiniz.

Askılı köprüler

Bu iki köprü Vladivostok’un dekorasyonu gibidir. Primorsky Krai’nin sembolü olarak da kabul edilebilirler… Bu köprelerde yürüyerek Russky Adasını gidebilir ve körfezin güzel Manzaralarına şahitlik edebilirsiniz.

Altın Boynuz Körfezi

Körfezin iki kıyısında evler ve limanlar yer alır. Bu yer oldukça hareketlidir. Sık sık gemiler buraya demir atarlar.  Hatta ara sıra burada denizaltılar da görülebilir. Çevresindeki tüm bölge İstanbul Haliç’e   çok benzer.  Gece karanlığında onlarca ışığın bir araya gelmesiyle oluşan muhteşem bir manzara karşılar sizi

Russky Adası

Şehrin önemli Russky Adası’nı her yıl çok sayıda turist ziyaret eder. Turistlerin Russky Adası’na gösterdikleri ilgi her yıl artarak devam etmektedir. Geçmiş 150 yıl boyunca bu ada sadece askeri amaçlara hizmet ediyordu. Bu nedenle ziyaretçilere ancak 2000 yılında açılmıştır. 2011 yılında Russky Adası’nda Uzak Doğu Federal Üniversitesi kurulmuştur. 2013 yılından beri bu üniversite en iyi Uzak Doğu üniversitelerinden biri olarak kabul edilir. Burada ziyaretçilerin ilgisini çekecek pek çok yer vardır.  Bunlardan biri de  üniversitesi tarafından yapılmış sahil. Şu anda adada en ziyaret edilen yerlerdendir bu sahil. Burada insan güzel şelaleye bakarak deniz kokusunun tadını çıkarabiliyor. Ziyaretçiler tarafında en çok ziyaret edilen ikinci   yer ise yunus akvaryumudur. Burada  günde iki kez ziyaretçiler için  yunuslarla perfomanslar sergilenir. Bu arada akvaryum binası deniz kabuğu şeklinde inşa edilmiştir.

Trans Sibirya Demiryolu

Trans Sibirya Demiryolu Dünyanın en ünlü ve en muhteşem manzarlı demiryoludur. Rusçası Транссибирская магистраль şeklinde yazılır. Batı Rusya’yı Sibirya’ya Uzakdoğu Rusya’ya, Moğolistan’a, Çin ve Japon Denizi’ne bağlar  bu demiryolu.  Moskova’dan Vladivostok’a 9288 km’lik uzunluğuyla Dünya’nın en uzun demiryoludur. Bu demiryolu üzerinde tam olarak 87 şehir vardır. 1891’le 1916 yılları arasında inşaa edilmiş, yapımı 14 yıl sürmüştür. Bu demiryolu inşası için 1.455.413.000 ruble harcamış.  1891’de Çar III. Aleksandr’ın onayı vermesi ile Ulaştırma Bakanı Sergei Witte, Trans Sibirya Demiryolu’nun planları oluşturmuş ve yapımına başlanmıştır.  Çarın 3 yıl sonra ölmesiyle yerine oğlu Çar II. Nikolay geçer ve demiryolunu desteklemeye devam eder. Demiryolunun bütün rotası 1905 yılında tamamlanmıştır. 29 Ekim 1905 tarihinde ilk defa yolcu trenleri raylar üzerinde Atlantik okyanusundan (Batı Avrupadan), Pasifik okyanusuna (Vladivostok limanı) erişmiştir.

Yolculuğun kuşkusuz en çekici tarafı iki farklı kıtayı birden fazla yeri tek demiryolu ile ziyaret edebilmektir. Üstelik mükemmel dağ, orman, nehir ve göl manzaları eşliğinde.

Trans Sibirya Demiryolunun uğradığı şehirler: Tümen, Vladimir, Gorkiy, Kirov, Perm, Avrupa ile Asya arasındaki hayali sınır geçişi, Omsk, Ekaterinburg, Novosibirsk, İrkutsk, Krasnoyarsk, Ulan Ude,Trans Moğolistan hattı, Çita, Birobican, Trans Mançurya hattı, Habarovsk, Vladivostok.

Baykal Gölü

Dünyadaki en derin Gölü’dür Baykal Gölü. Rusya’nın Sibirya bölgesindeki Irkutsk Oblasti ile Buryatia arasında yer alır. Göl, maksimum 636 km uzunluğa80 km genişliğe31.722 km² alana sahiptir.  Bu gölün en derin noktası 1.642 metre derinliğindedir.

Angasol Döngü

Demir döngülerden en büyük döngüdür. Gezginler için bu döngü, en aşırı ve en pitoresk alanlardan birisidir. Tren için ise bütün yol boyunca en keskin eğimdir.

Amur Nehri Altında Tünel

Tünel, 7 kilometre uzunluğundadır. Ayrıca, Rusyadaki su altında olan tek yapıdır.

Eşsiz tren istasyonu

Dünyadaki tek mermer tren istasyonudur ve tamamen mermerden yapılmıştır.

Tren istasyonu

Tren istasyonu 1891-1893 yılında kuruldu. Başlangıçta, binanın merkezi tek katlıydı. 1910-1912 yıllarında yeniden yapılandırdı ve orta kısımdaki ikinci kat tamamlandı. Ayrıca, Trans Sibirya Demiryolu’nun son noktasıdır.

GUM Mağazası

Uzak Doğu’da en eski ticaret evidir. 1864 yılında iki Alman Gustav Kunstu ve Gustav Albersu Gamburgtan, Vladivostok’a geldi ve 1865 yılında bir küçük dükkan açtı. 19’uncu yüzyılda şehrin nüfusu artınca dükkan için yeni bir bina inşa etmeye karar verirler. Böylece, 1884 yılında Alman Modern tarzında bu muhteşem bina inşa edildi.

Denizaltı S-56

Denizaltı, 1939 yılında Leningrad Gemi Fabrikasında inşa edildi. Demiryolu ile parçaları Vladivostok’a taşındı ve daha sonra toplandı. 1943’te Kuzey Filosuna geçti. Denizaltı sekiz savaş yürüyüşü yaptı ve birkaç gemi battırdı. 1982’de ise anıt kompleksinin bir parçası oldu.

Yazı: İuliia Pokidova (İAHA)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here